Kapat

Ankara’daki siyasi söylem ve aksiyonun giderek, Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesi gibi çekirdek muhafazakâr kesimlere hitap eden adımlarla çoğaltılması sürpriz gibi gelse de son kamuoyu yoklamaları nedenini ortaya seriyor.

Öyle ya, bundan tam bir yıl önce Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesi talebini seslendiren yurttaşlara, Cumhurbaşkanı Erdoğan katı bir duruş sergileyerek, “Onun bizim için faturası çok daha ağırdır. Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim” demişti.

Ne olmuştu ki bu duruş 180 derece değişmişti?

MetroPOLL Araştırma’nın ağustos ayındaki saha sonuçları, iktidarın siyasi söylem ve eylemdeki çekirdek muhafazakarlara odaklanma nedeninin ekonomi olduğunu söylüyor.

“Turkey’s Pulse, Turkey’s Economy & The Istanbul Convention” adlı araştırmada, ülkenin gidişatını iyi mi kötü mü, nasıl gördükleri sorulan katılımcıların yüzde 62.3’ü “kötüye” doğru olduğunu söylerken, MetroPoll Araştırma bunun 2011’den bu yana en yüksek değerlerden biri olduğuna işaret ediyor. “Kötüye gidiş” görüşünde olanların Türkiye’nin başkanlık rejimine geçtiği 2018’den itibaren son 5 yılda görülen en yüksek değerlerde seyrettiğini de not etmek gerekiyor.

Gidişatın “iyiye” doğru olduğunu yanıtlayanların oranının Ağustos’ta sadece yüzde 23’lük bir dilimde olması kayda değer.

“Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?” sorusuna yanıtların yüzde 47’si “ekonomi”, yüzde 14’ü ise “işsizlik”. Ekonomi toplamda yüzde 61’lik değerle ilk sırada, yüzde 13.6’lık “pandemi” yanıtının önünde.

İzleyen anket sorusu var ki o da “Kişisel olarak karşılaştığınız en önemli sorun nedir?” sorusuna verilen “Ekonomi” ve “işsizlik” yanıtlarının toplamı, 2016’dan beri giderek yükseliyor olması. Pandemi öncesinde Şubat’ta yüzde 69.8 gibi son 4 yılın en yüksek seviyesine çıkıyor. “Pandemi” ile “sağlık” yanıtları nisan ayında yüzde 19.9 ve yüzde 8.3, toplamda yüzde 28.2 ile ikinci büyük sorun olarak ikinci sıraya yükseldiği için “ekonomi” ve “işsizlik” yanıtı toplamda yüzde 52.2’ye geriliyor. Haziran sonrasında da görülüyor ki; ekonomi yeniden sorun olarak yükseliyor.

Ekonomide gelir kaybı ve yüksek enflasyon gibi sorunlar refah kaybına yol açıyor. Bunun toplumda karşılığı gelen yanıtlardan görülüyor. “Son bir yılda sizin veya ailenizin yaşam standartları/refahı nasıl değişti?” sorusuna verilen yanıtların Türkiye’nin başkanlık rejimine geçtiği 2018’in ikinci yarısından sonra bozulduğu görülürken, “kötüleşti” diyenlerin oranı rekor yüksek seviyelerden birinde, yüzde 63.4’te.

Peki, “bozuldu” diyenler bir sonraki seçimde davranışını etkileyecek mi? “Evet” diyenler yüzde 66.6’da. 2018 Haziran seçimlerinde AK Parti’ye oy vermiş olup yaşam standardının “kötüleştiğini” söyleyenlerin yüzde 56.1 “evet, etkiler” diyor.

Karamsarlar güç kazanıyor

Peki yaşam standardı ya da refahları konusunda gelecekte ne bekliyorlar?

Karamsarlar çoğunlukta; “kötüleşecek” diyenler yüzde 56.6 iken, “iyileşecek” diyenler yüzde 14.4’te. Çarpıcı olan, Mayıs anketinden Ağustos anketine bu durumun hızla kötüleşmiş olması. “Kötüleşecek” diyenlerin oranının Mayıs’ta yüzde 39.5 iken, Haziran’da yüzde 42’ye, Ağustos’ta yüzde 56.6’ya tırmanması kayda değer. Muhtemeldir ki; pandemide karantina koşullarının gevşetilmesi sonrasında kendi ekonomik yaşamlarında geleceğe umutla bakabilecek bir normalleşme göremiyorlar.

2018 parlamento seçimlerinde AK Parti ve MHP tercihinde bulunan seçmenlerin kabaca üçte biri, gelecekte kendisi ya da ailesinin yaşam standardı ya da refahı için “kötüleşecek” diye bakıyor.

Benzer tablo “Gelecek yıl Türkiye’nin ekonomik durumu nasıl değişecek?” soruna verilen yanıtlarda da gözleniyor. Bu soruya katılımcıların sadece yüzde 23.6’sı “iyiye” derken, yüzde 58’i “kötüye” demiş; bu karamsar bakış son beş yılın en yüksek değeri. AK Parti ve MHP’ye oy vermiş katılımcıların kabaca üçte biri “kötüye gidişat” düşüncesinde.

Hemen şu soru akla geliyor; vatandaş ekonominin yönetiliş biçiminden, yöneteninden memnun mu?

“Son dönemde ulusal ekonominin iyi mi kötü mü yönetildiğini düşünüyorsunuz?” sorusuna gelen yanıtların yüzde 26.6’ı “iyi yönetiliyor” derken, yüzde 68.3’ü “kötü yönetiliyor” diyor.

Yine “can alıcı” noktası, 2018 Haziran seçiminde kullandıkları oylara göre AK Parti seçmeninin yüzde 54.5’i “iyi yönetiliyor” derken, yüzde 38.3’ü “kötü yönetiliyor” diyor. O seçimde oyunu MHP’ye kullanmış katılımcıların yüzde 57.8’i ekonominin kötü yönetildiğini düşünüyor.

Ya ekonomiyi yöneten Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın performansı? “Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimini ne derece başarılı buluyorsunuz?” sorusuna yanıt şöyle; Yüzde 6’sı “çok başarılı”, yüzde 21.7’si “başarılı” olmak üzere katılımcıların toplamda yüzde 27.72’si başarı hanesine yazmış.

Yüzde 29.5 “Başarısız” ve yüzde 34.8 “çok başarısız” olmak üzere toplamda yüzde 64.3’ü başarısız hanesine işaret etmiş.

2018’de AK Parti’ye oy kullanan katılımcılar içindeki oran ise yüzde 56.1 başarı hanesinde, yüzde 32.9 başarısız hanesinde yer almış. Yüzde 11.1’i ise ya yanıt vermemiş, ya da “fikrim yok” demiş.

Peki iktidar destekçisi MHP’de nasıl durum? 2018’de MHP’ye oy kullanan katılımcıların yüzde 35.5’i başarı hanesinde, yüzde 54.8’i başarısız hanesinde değerlendirmiş.

“Doların durumu”

Güncel döviz kuru yükselişine halkın bakışı ilginç sonuçlar içeriyor. Bununla günlük siyasi söylem ve hamaseti açıklamak mümkün.

“Doların yükselişinde hangi şu görüşü kendinize yakın görüyorsunuz?” sorusuna iki seçenek sunulmuş; birincisi, “hükümetin hatalı ekonomi politikası”, ikincisi de “Yabancı güçlerin Türkiye üzerine oyunları”.

Hükümetin hatalı politikaları gerekçesini doların yükselişinde kendilerine yakın bulanların oranı yüzde 48.2

Dış güçlerin oyunu gerekçesini doların yükselişinde kendilerine yakın bulanların oranı yüzde 43.2

Yanıt vermeyen, fikri olmayanlar ise yüzde 8.5

Bu sorunun ayrıntılarında bana çarpıcı gelen noktalar oldu. Örneğin, hükümetin hatasını bunda etken gören AK Parti’ye oy vermiş katılımcıların oranı yüzde 19.4 iken, MHP’lilerin oranı yüzde 30.5. Diğer taraftan “dış güçlerin oyunu” söylemini benimseyen CHP’lilerin oranı ise yüzde 18.9

Reuters Araştırması: ‘İşsizlik ve endişe toplumu oluyoruz’

FÖŞ UYARDI:  Salgın Krize Dönüşebilir! | Ekonomik Politik İstikrarı Bozabilir!

Euler Hermes: Türkiye ekonomisinde riskler artıyor; TL’de yön aşağı 

Kasa talebi patladı, finansal sisteme güven azalıyor!

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: