Kapat

TCMB bugün gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından saat 14:00’te para politikası kararını açıklayacak. Piyasa beklentisi TCMB’nin şu an %10.25 olan politika faizinde (haftalık repo faizi) 475 baz puanlık bir artış gerçekleştirmesi yönünde. Böylece haftalık repo faizi %15.0’e yükselmiş olacak. Ayrıca gecelik (O/N) borç verme faizinin %11.75’ten %16.0’ya, Geç Likidite Penceresi (GLP) faizinin ise %14.75’ten %18.0’e yükseltilmesi bekleniyor.

Mevcut para politikası çerçevesinde TCMB haftalık repo aracılığıyla bankalara fonlama sağlamıyor. Gecelik borç verme faizine dair bankalara sağlanan limitleri de sıfırlamış durumda, dolayısıyla bu kanaldan da fonlama sağlamıyor. Ancak her gün düzenlediği geleneksel ihaleler yoluyla, gerektiğinde geç likidite penceresinden ve de swap piyasasından bankacılık sistemine TL likiditesi sağlıyor. Dün gerçekleşen geleneksel ihalede ortalama faiz %15.02, swap hariç ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti (AOFM) ise %14.80 olarak gerçekleşti. AOFM bazında bakıldığında gelinen seviye Haziran ayında gördüğü en düşük seviye olan %7.52 ile kıyaslandığında 7.3 puanlık bir artışa işaret ediyor. TCMB’nin yarın gerçekleştirmesi beklenen faiz artışı ile kendisine daha fazla sıkılaştırma için alan açmasını ve politika faizini geleneksel ihalede oluşan faizin de yukarısına çekecek şekilde 500 baz puan arttırmasını bekliyoruz.

Piyasada birkaç hafta öncesine kadar yaşadığımız yükseliş hem finansal istikrar hem de fiyat istikrarı konusundaki kırılganlıkları yansıtıyordu. Dolayısıyla bugün TCMB’den beklenen hem kredibilitesine hizmet edecek bir sıkılaştırma ile döviz piyasasında finansal istikrarı tesis etmesi hem de hem enflasyon beklentilerindeki ve dolayısıyla fiyatlama davranışındaki bozulmayı önleyecek bir açıklama ile fiyat istikrarı için önemli bir adım atması.

Bu iki önemli hedef sadece bir faiz artışına indirgenemeyecek kadar önemli ve ulaşılması zor hedefler. Bu yüzden faiz kararı anlık volatiliteye neden olacak olsa da orta vadeli görünümü belirleyecek olan yeni yönetimle birlikte gelmesi beklenen para politikası çerçevesi ve de iletişimin etkinliği. İlki ile ilgili olarak temel beklenti, bu karmaşık para politikası uygulamasından vazgeçilerek politika faizinin ana politika aracı olarak kullanılması, fonlamada ön planda yer alması ya da ana fonlama aracının politika faizi olarak ilan edilmesi, geç likidite penceresinin yine başvurulacak en son mercii haline getirilmesi, geleneksel ihalelerin iptal edilmesi ve fonlama faizinin tamamen TCMB’nin kontrolünde olacağı bir yapıya geri dönüş yapılması.

Buna ilaveten iletişim dili olarak açık, sade, anlaşılır ve ileriye dönük yönlendirme içeren bir açıklama piyasanın TCMB’ye olan güveninin tazelenmesine önemli katkılarda bulunacaktır. Bu konuda önemli bir adım, bundan sonra çok istisnai haller dışında para politikasının ölçülü adımlarla yönetileceği ve her iki yönde de TCMB’nin adım atabileceğine dair bir vurguya yer verilmesi olabilir. TCMB’den bu aksiyonların gelmesi dün itibariyle 7.70’in altında işlem gören USD/TRY kurunun 7.50’lere doğru hareket etmesini ve CDS’lerin daha da düşmesini beraberinde getirebilir. Son günlerde speküle edildiği gibi 150-200 baz puanlık bir faiz artışının ise yine 8.0’li seviyelerin önünü açmasını ve TCMB’ye olan güven kanalı üzerinden orta vadede yine döviz piyasası ve ülke risk primi üzerinde kırılganlık oluşturmasını bekleriz.

Özlem Derici Şengül

Spinn Consulting Founding Partner

Cüneyt Akman:  BİR FAİZ LÜTFEN! “SADE” OLSUN… YA DA SEVEYİM SİZİN NORMALİNİZİ!

Güldem Atabay & Semih Sakallı: Merkez Bankası “Quo Vadis?”

Prof. Dr. Emre Alkin: Naci Ağbal ile Konuştum! Faizi Arttıracağına İnanıyorum!

FÖŞ anlattı:  Türkiye’nin 3 Büyük Finansal Sorununu Çözmek Zorundayız

@ozlemderici

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: