Kapat

Murat Uysal’ın yerine deneyimli Hazineci Naci Ağbal’ın atanmasıyla hararetli bir tartışma başladı.  Görev değişimi nasıl bir mesaj veriyordu?  Uysal yeniden faiz artırdığı için mi görevden alındı? Yoksa, Naci Ağbal’a faiz artırma görevi mi verildi? Yoksa hiç bilmediğimiz başka bir gerekçe mi var?

3 ayrı uzman kaynaktan gelen görüşleri sizin için derledik

Ekonomist Özlem Derici Şengül twitter thread

TCMB Başkanı’nın görevden alınmasını tasvip etmiyorum. Ancak yapıldıysa görevi kimin aldığı ve nasıl bir para politikası izleyeceği hepimiz için önemlidir.

Reuters, çeşitli kaynaklara dayandırdığı haberde Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan değişimin nedeninin TL’deki değer kaybı ve politika adımlarından sonuç alınamaması nedeniyle gerçekleştirildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre TCMB Başkanı değişimi TL’deki değer kaybı ve politika adımlarından sonuç alınamaması nedeniyle gerçekleştirildi. Naci Ağbal piyasanın güvendiği bir isim ve faiz artışı ve etkin bir iletişim politikası ile değer kaybını durdurabilir.

Uğur Gürses:  “Bu defa denileni yapan gönderildi makalesinden” alıntı

Bu para politikasının direktiflerinin Beştepe ve ekonomi yönetimince verildiği çok belli iken, bunun sonuçlarının TL’ye hızla değer kaybettirmesi kaçınılmazdı. Öyle de oldu.

Halk nezdinde feda edilecek bir “günah keçisi” gerekiyordu. O da Başkan Murat Uysal oldu; görevden alındı.

İşler berbat olunca da Uysal’ın ‘ipi çekilerek’, topluma müsebbip olarak ilan edilmiş oldu. Oysa ki normal bir ülkede, direktifleri uygulanan kötü ekonomi yönetiminin ve bunun getirdiği kötü sonuçların bedelini siyasi sorumluları ödüyor.

Başkan Uysal’ın yerine atanan Naci Ağbal ise sonradan edindiği siyasi kimliği olsa da, Ankara’da ekonomi yönetimindeki en basiretli ve deneyimli teknokrattı. Uysal’dan daha farklı ve iyi yönde yönetim göstermesi muhtemel olsa da geçmiş deneyimler bunun mümkün olamayacağını söylüyor bize. Zira bizatihi Merkez Bankası başkanlarını görevden alan siyaset zihniyeti bu sorunun kaynağı.

Şimdi Ağbal’ın önünde gelir gelmez bir ‘test’ olsa da “tılsımlı” bir çıkış yolu zor. Merkez Bankası’nın itibarı öyle paspas edildi ki; faizler hemen 7-10  puan yükseltilse bile ilk fırsatta düşürüleceğine ve aynı döngünün yeniden yaşanacağına dair kaygılar hep var olacak.

Jacques Delors’un tarihe kazınmış sözünü Ankara çok kısa sürede tersine çeviriyor; “Türklerin nerdeyse tamamı tanrıya inanır ama Merkez Bankası’na inanmaz”.

Makalenin linki burada

Barış Soydan:  “Kapalı kapılar arkasında Merkez Bankası (4): Murat Uysal’ın görevden alınması” makalesinden alıntı

dolar düşmeyince Eylül ayında bu kez politika faizi 200 baz puan artırıldı. (Yüzde 8.25’ten 10.25’e.) Bu artırım Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olağanüstü bir dönemden geçildiği, denge sağlanınca tekrar indirim yapılacağı belirtilerek anlatıldı.

Piyasa, bankanın ortodoks politikalara döndüğünü, Ekim ayında faiz artırımını sürdürüceğini düşünmeye başlamıştı. Ama böyle olmadı ve Merkez Bankası Ekim ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini artırmayarak yüzde 10.25’te sabit tuttu. (Yatırım bankalarının bu gelişmeyi kestirememesini T24’te, “Merkez Bankası’nın faiz kararını yatırım bankaları değil Rasim Ozan Kütahyalı bildi” başlıklı haberde aktarmıştık.)

Çünkü Eylül’deki artırımın dolar/TL’de hızlı bir düzelme sağlamaması Külliye’nin tepkisine neden olmuştu. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak önemli olanın doların seviyesi değil, kurun rekabet gücü olduğunu savunarak yeni modele geçişin işaretini verdi. Erdoğan da Türkiye’nin ekonomik kurtuluş savaşı verdiğini söyledi.

Merkez Bankası’ndan beklenen faiz artırımı gelmeyince dolar gemi azıya alarak 8 TL’yi geçti, 8.50’ye çıktı…

Murat Uysal bunun üzerine iletişim silahını kullanmaya çalıştı, Merkez Bankası’nın enflasyon raporunu açıkladığı geçen haftaki toplantıda “şahin” olarak tanımlanabilecek mesajlar verdi.

Uysal, enflasyon raporu sunumunda sıkı para politikası uygulanacağını söyledi. Nitekim BloombergHT’nin toplantıyla ilgili haberinin başlığı şöyleydi: “TCMB enflasyon beklentisini yükseltti, sıkılaşmaya vurgu yaptı.”

Uysal, toplantıda gerekli olduğu takdirde politika faizi de dahil bütün araçların kullanılacağını belirterek şöyle demişti: “Ağırlıklı ortalama fonlama seviyesi TCMB’nin sıkılığını gösteren önemli bir gösterge. Bu dönemde odaklanması gereken ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ve gecelik faizler.”

Murat Uysal mealen, “Politika faizini artırmıyor olabiliriz ama bankalara diğer kanallardan verdiğimiz paranın ortalama faizini yükselttik, daha da yükselteceğiz. Fonlama faizini geç likidite penceresi faizi olan yüzde 14.75’e kadar çıkarabiliriz. TL’yi savunmak için elimizden geleni yapıyoruz” diyordu.

Anlaşılacağı üzere bu sözler, ekonomi yönetiminin açıkladığı, doların değerini değil kurun rekabetçi olup olmadığını dikkate alan yeni ekonomik modelle çelişiyordu. Bu çelişki Uysal’a sert bir dille aktarıldı.

Özellikle Uysal’ın, “İletişim konusunda eksik kaldığımız taraflar olabilir, özeleştiri yapıyoruz. İletişimi önümüzdeki dönemde de artırma gayreti içinde olacağız. Fakat olağanüstü koşullar içinden geçiyoruz, hakkaniyetle yaklaşılırsa iyi olur” sözü tepki doğurmuştu.

Murat Uysal’ın yeni ekonomik modeli yeterince güçlü şekilde anlatamadığı eleştirisi ilk kez de dile getirilmiyordu. Daha önceki uyarılara rağmen Uysal’ın Enflasyon Raporu toplantısında bir anlamda “bildiğini okuması” son damla olmuştu.

Peki Murat Uysal neden istifa etmedi de görevden alındı? Bu konuda edindiğim bilgiler, görevden almanın yeni politikayı anlatma konusundaki yetersizliğine yönelik bir cezalandırma olabileceği yönünde…

Bu arada, geçtiğimiz günlerde piyasalarda konuşulan “Merkez Bankası olağanüstü toplantıyla faiz artıracak” haberinin doğru olmadığını da belirteyim. Artık nereden çıktıysa…

Makalenin linki burada

Mert Yılmaz ve Emre Alkin cevapladı: Uysal niye görevden alındı?

Erdoğan’a TCMB Başkanı dayanmıyor

Dr Baki Demirel: Enflasyon – kur sarmalından nasıl kurtuluruz? (Dolar:8,50 & Enflasyon:%11,89)

Atilla Yeşilada’dan kur tahmini: Dolar 9’u görecek, sonra Erdoğan….

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: