Kapat

ABD seçim sonuçları son noktada beklentiyi verse de ABD’yi ikiye bölen Trumpizmin köklenişinin nedenleri daha uzun süre hem tartışmaların hem de ekonomi politikalarının merkezinde olacak gibi.

Şimdi dikkatler kış aylarıyla birlikte yeniden artan COVID-19 salgını ve ikinci tur kapanmaların ekonomilere etkisini hafifletmeyi amaçlayan destek paketlerinde. Destek paketleri deyince de hemen akla gelen ABD’de araya seçimlerin girmesiyle askıya alınan 2,5 trilyon dolarlık mali teşvik paketi, Fed ve Avrupa Merkez Bankası’ndan beklenen yeni adımlar.

ABD ekonomisinde Fed’in dün yapılan toplantısı sonrası açıklamalar gelecek adımlara ışık tutması açısından önemli.  ABD seçiminde oy sayma süreci devam ederken, Fed tam da bekleneni yaptı ve kenarda kalmayı tercih ederek para politikasını ve beraberinde piyasaları yönlendirmek için verdiği mesajları değiştirmedi. Ancak Başkan Powell ABD ekonomisinde toparlanma hızının yavaşlamasına vurgu yaparken de daha fazla destek sunmaya hazır olduklarını, yükselen salgın dalgası ile yeni yönetimden beklenebilecek şekilde Covid-19 kapanmaları artarak devreye girerse harekete geçmeye hazır olduklarını anlattı.

Fed faiz oranını %0-0,25’te bırakırken, tahvil alımını da “en azından mevcut hızda” sürdüreceğini açıkladı. Fed’in daha önce verdiği mesajlara bakarak, 2023 sonuna kadar zaten kimse faiz seviyesinde bir değişim beklemiyor.  Fakat, konu tahvil alım miktarı ve kapsamı olunca, beklentiler piyasaların performansını etkileyecek şeklide değişiyor.

Peki ABD ekonomisinin daha ne kadar süre ve ne miktarda desteğe ihtiyacı olacak?

BGC baş ekonomisti Carlsson-Szlezakne’ye göre, ABD ekonomisinde yaşanan COVID-19 kaynaklı durgunluk 2020 ikinci çeyreğinde en ağır hasarı verdikten sonra, yeni bir dalga gelse bile aynı oranda ABD ekonomisini vurmayacak. Geçmiş ekonomik durgunlukları “doğası, verilen politika tepkisi ve oluşturduğu yapısal hasar” seviyesine göre üçe ayıran baş ekonomist -can kayıpları bir yana- Covid-19 şokunun, 2001 ve 2008/09 örneklerinin aksine bir yatırım çöküşüne veya finansal krize yol açmadığını hatırlatıyor. Üstelik son 20 yıl içinde yaşanan iki büyük dalga durgunluktan ders alan politika yapıcılar, yatırım veya kredilerde “arz fazlası” yokken, verdikleri politika yanıtı ile ana sektörler üzerinde son derece olumu etki yaratarak birçoğunun hızla COVID-19 öncesi faaliyet seviyelerine dönmelerine yeterli kaldıraç görevi gördüler.

Küresel açıdan bakıldığında da aynı ABD örneğinde olduğu gibi, zorunlu harcamalara dayalı sektörler (finansal faaliyetler, gıda, kamu hizmetleri vs.) salgından yara almazken, sosyal mesafeden en az etkilenen sektörler (dayanıklı tüketim malları, otomotiv vs.) salgın kapanmaları önceki seviyelerine hızla dönebildi. Hasarı atlatamayan sektörler (turizm, restoranlar, ulaşım, vs.) ise yeni COVID-19 dalgasında yaygın aşılama devreye girene kadar desteklenecek temel alanlar.

Böylece, ikinci dalga kapanmaları gelse bile- ki Avrupa ölçeğinde çoktan başlamış durumda-ne ile uğraşıldığı ikinci deneyimde artık daha net olduğundan beklenen “en kötü” dip seviyeleri daha ılımlı noktalarda.

Bu bakış açısına sahip olmayan ekonomistler de elbette mevcut.

Avrupa’nın en büyük ekonomilerinin ikinci kez kapanıyor oluşları, ABD-Euro bölgesi teşviklerinin etkilerinin solmaya başlaması ve Asya tarafından gelen sağlık istatistikleriyle önümüzdeki zor döneme odaklanan bu bakış açısı, acilen desteklerin net bir şekilde artırılarak devam ettirilmesini, beklenen “durgunluktan” kurtulmanın tek şartı olarak görüyorlar.

Hem ABD hem de Euro bölgesi üçüncü çeyrekte çok güçlü toparlanma rakamları bildirmiş olsa da her iki bloğu da zayıf bir dördüncü çeyrek beklemekte.  AMB Başkanı Lagarde’a göre, Euro bölgesinde ekonomik toparlanma beklenenden kuvvetli geldi ancak umulandan daha hızla ivme kaybediyor.

ABD tarafındaysa, Kongre’nin baharda sağladığı mali destek hane halkı harcamalarının devam edebilmesini sağladı; hizmet sektörü sosyal mesafe ile yara alırken mal tüketimi bu sayede çok güçlü devam edebildi.  Bu nedenle, COVID-19 nedeniyle oluşan atipik durgunluğun mali desteğin devam ettirilmesi halinde önümüzdeki sene de rahatla aşılabileceği bilgisi mevcut.  Yine de ABD tarafında dayanıklı tüketim malları talebine oluşan artış, uçak üreten büyük işletmelerde olduğu gibi geri düştüğü için sanayii tarafında benzer bir toparlanmaya yeterli olamadı.  Küresel talepteki zayıflama da zaten ABD ticaret açığını iyice devleştirdi.

Asya ise halen küresel iyileşmenin motoru rolünü kapmış durumda. Çin virüs öncesi seviyeye çoktan döndü ve Güney Kore ile Tayvan’dan gelen hastalık sayıları pandeminin bitmediğini ancak halen kontrol altında olduğunu anlatıyor. Fakat tabi Çin’de toparlanma kaynaklarının tasarruf fazlasına dayanan iç talep oluşu küresel ölçekte vereceği desteğin sınırlı olacağını gösteriyor. Üstelik Çin bir yandan da küresel talebin hizmetlerden uzaklaşarak büyük miktarlarda ürettiği tıbbi kitlere, ev aletlerine ve dizüstü bilgisayarlara doğru kaymasından yararlanmaya devam ediyor.  Bu durumda Çin’in ticaret fazlası artarken, küresel talepteki bir düşüşe karşı kırılgan hale dönüşüyor.

Çin hariç diğer gelişmekte olan ülkeler ise zaten iyi durumda değil. Çoğu yeterince güçlü mali teşvik sağlayamadığı gibi, ekonomilerindeki daralmanın sertliği nedeniyle ikinci tur kapanmaları gerçekleştirecek mali güçten yoksun. Bunlara bağlı olarak da ekonomik sıkıntılar sona ermediği gibi hastalık da kontrol altına alınamadı.

Mali ve parasal destekler nereye odaklanacak?  

Dolayısıyla sadece finansal piyasaların değil, aslında dünya ekonomilerinin de gözü kulağı şimdi ABD ve Avrupa tarafında gelecek yeni teşvik adımlarında.

AMB Aralık’taki toplantısında Avrupa’nın toparlanmasındaki yavaşlamayı ve yeni tur kapanmaların yaratacağı ekonomik zayıflamayı dengeleyebilmek için mutlaka yeni destek adımları açıklayacak.  AMB’nin de vurguladığı şekilde, Avrupalı liderlerin başarılı şekilde verdikleri mali destekleri zorlaşan şartlara göre bir daha esnetmeleri gerekecek. Üstelik ilk daralmanın ardından gelen sert toparlanmanın artan mali açıkları henüz kapatmaya yetmeyeceği de artık anlaşıldığına göre, Avrupa’dan gelecek yeni parasal ve mali önlemlerin, açıkların daha da artacağı gerçeği üzerine inşa edilmesi önemli.

ABD tarafındaysa, tam da Fed başkanı Powell’ın ısrarla talep ettiği gibi zayıflayan toparlanma eğilimi ile yeni COVID-19 dalgasıyla baş etmenin yolu tüketimi desteklemeye devam edecek şekilde seçimden önce planlanan 2,5 trilyon dolarlık mali destek paketi üzerinde acilen bir anlaşma sağlanması.  Bu sefer paketin içinde, yazının başlarında sayılan yaralı sektörlere özel desteklerin de eklenmesi kritik önemde.

Fed’in yapabileceklerinin sınırının genişletilmesi de bu süreçte önemli; ancak hedefli politikalar olmak zorunda.  Sene başından bu yana yaratılan parasal genişleme mali destekle birleştiğinde büyük ölçüde amacına ulaştı.  Bunların geri toplanması zaten söz konusu değil. Ancak devam eden pandemi nedeniyle Biden yönetimi altında bu sefer geniş kapsamlı kapanmalar devreye girdiğinde; Fed’in tahvil alım programının miktar ve hedefi mutlaka yeni döneme göre ayarlanmak; kısaca artmak zorunda.

Avrupa Merkez Bankası ve Fed’den içinde bulunduğumuz bu zor sene bitmeden beklenen adımlar geldikçe ilk etapta piyasalarda bayram havasının devamına katkıda bulunacak elbette.  Ama asıl, küresel ekonominin COVID-19 daralması ile 2021 yılında da başa çıkmasını sağlayacak. Dolar endeksinin bu adımlara paralel düşmeye devam etmesi ise herkesi yakın bir zamanda enflasyonnkonusunu yeniden düşünmeye zorlayacak.

Türkiye özeline gelirsek, dünyada yaratılan paranın Türkiye piyasalara akmayışının, bedava borçlanma faizine rağmen Türkiye’nin dış borçlanma için ödediği faizin her seferinde artmasının, gelişmekte olan ekonomiler dış ticaret fazlası verirken Türkiye’nin aşırı ısınmaya dayalı cari açık artışı yaşamasının ve tabi enflasyon Türkiye hariç dünyanın hiçbir yerinde konu bile değilken bizde enflasyonu kontrol altına almak için faiz artışı ihtiyacından bahsetmemizin küresel konjonktürden apayrı nedenleri var.

Onlar da başka yazının konusu olsun.

GA.

@guldematabay

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: