Kapat

Tahsili Gecikmiş Alacaklar ( TGA ) Problemi devam ediyor

Rapor açıkça kredi rakamlarını yazma yerine grafiksel olarak göstermeyi tercih etmiş. Bankaların Toplam Kredileri 20 Kasım itibarıyla 3,6 Trilyon TL düzeyine yaklaşmış durumda. Bu kredilerden 150 milyar TL‘lık ( sağ eksen ) kısım için hukuksal süreç başlamışken, Yakından takip edilen kredilerin 360 milyar TL‘lık ( sol eksen ) kısmı sorunlu / takip olabilecek potansiyel taşıyor. Başka bir ifade ile Toplam Kredilerin % 14,3‘lük kısmı Sorunlu hale gelmiş durumda. Toplam Kredilerin % 4,2‘si takip hesaplara atılıp hukuksal süreç başlamışken; % 10,1‘i ise potansiyel takip olarak bankaların sırtında kambur olarak duruyor.

Krediler hızla büyüdü

TL cinsi firma kredileri, 2019 yılı ikinci yarısından itibaren hızlı bir büyüme eğilimine girmiş ve bu eğilim algın sürecinde kamu bankaları öncülüğünde yapılan kredi kampanyaları ve kredi kullandırımını teşvik eden uygulamaların da etkisiyle güçlenerek devam etmiştir (Grafik IV.1.5). Ağustos ayı itibarıyla büyük ölçekli firmaların toplam TL kredi bakiyesi yıllık yüzde 50’nin üzerinde büyüme kaydetmiştir. KOBİ ölçeğinde ise kredi büyümesi yüzde 50’ye yaklaşmıştır. 2020 yılı Ağustos ayı itibarıyla, toplam nominal stok kredi tutarı üzerinden hesaplanan Kredi/GSYİH oranı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık 15 yüzde puan artış kaydederek yüzde 76,6’a ulaşmıştır

Ağustos ayıyla birlikte atılan parasal sıkılaşma adımlarının ticari krediler üzerindeki etkileri haftalık verilerde görülmeye başlanmıştır. Haziran ayında yüzde 60’a yaklaşan 13 haftalık KEA-Kur Etkisinden Arındırılmış ticari kredi büyümesinin yıllıklandırılmış değeri, Eylül ayı ile birlikte yüzde 5’in altına inmiştir. Para politikasında atılan sıkılaşma adımları ile birlikte ticari kredi ivmesinde gözlenen yavaşlama, aktarım kanalının etkin işleyişi açısından olumlu olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda, salgın sürecinde firmaların faaliyetlerini sürdürmek ve bozulan nakit akışlarını telafi etmek amacıyla talep ettikleri kredilerde yavaşlamanın sürmesi ve ticari kredilerde son dönemde gözlenen aşağı yönlü ivmenin önümüzdeki dönemde de devam edebileceği değerlendirilmektedir.

Kredi Faiz oranları arttı

Salgın döneminde, kamu bankaları öncülüğünde gerçekleştirilen kredi kampanyaları ve AR düzenlemesinin kredi fiyatlamalarında oluşturduğu aşağı yönlü etki sonucunda ticari kredi faizleri ve ticari kredi-mevduat faiz farkı önemli ölçüde düşmüştür. Nisan ayında yüzde 1’in altına inen TL ticari kredi-mevduat faiz farkı, Ağustos ayından itibaren artarak son veri itibarıyla yüzde 4,2 seviyesine yükselmiştir. YP kredi faizlerindeki düşüşün TL kredi faizlerindeki düşüşe kıyasla oldukça sınırlı kalması, YP cinsi kredilerde 2018 yılından beri görülen zayıf seyrin sürmesinde ek bir etmen olmuştur.

Kredilerde vadeleri kısalır

Ağustos ayından itibaren azalan kredi teşvikleri ve artan faiz oranlarının etkisiyle önümüzdeki yakın dönemde firmaların daha kısa vadeli kredilere yönelmesi beklenmektedir. Ayrıca bankaların teşvik kapsamı dışındaki üç yıldan uzun vadeli TL krediler için değişken faizli fiyatlama sunmaları ve firmaların salgının seyrine dair belirsizliklerden dolayı değişken faizli kredilere temkinli yaklaşmaları da TL kredi vadelerini kısaltan ayrı bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Tarihsel olarak yatırım finansmanı için daha çok tercih edilen YP kredilerde ise yatırımlardaki yavaşlama eğiliminin ve firmaların uzun dönemli kur riskinden kaçınma tercihlerinin etkisiyle vadeler kısalmakta ve üç yıl ve üzeri vadeli YP kredilerin payı azalmaktadır.

Yapılandırma talebi arttı

Raporda bir vurgu da yapılandırma ihtiyacı ile ilgili oldu. Salgının ülkemizde etkili olduğu dönemi takiben gerçekleştirilen 2020 yılı Haziran ve Eylül ayı BKEA sonuçlarına göre, anketin yapıldığı çeyreklerde firma kredi talebini belirleyen en önemli unsurun borç yeniden yapılandırması olduğu belirtilmiştir. Firmalar, ikinci çeyrek genelinde yaşanan nakit akışı problemleri ve ikinci ve üçüncü çeyrek genelinde sunulan düşük faizli kredi imkânlarının etkisiyle geçmiş borçlarını yapılandırma taleplerini artırmıştır. Salgın dönemindeki anketler yatırım iştahının önemli ölçüde azaldığına işaret etmektedir.

Raporda ileriye yönelik, “Gerçekleşen parasal sıkılaşmanın etkisiyle önümüzdeki dönemde yıllık kredi büyüme oranlarının belirgin şekilde gerileyeceği öngörülmektedir” ifadesi de yer aldı.

İSTANBUL YAKLAŞIMINI tekrar konuşma zamanı geldi gibi.

Erol TAŞDELEN -Ekonomist – Siyaset Bilimci, www.bankavitrini.com yazarı

TCMB Finansal İstikrar Raporu: Borçluluk yine yükseldi

Güldem Atabay & Semih Sakallı: Reform tartışmaları gölgesinde Türkiye ekonomisi nereye?

Cüneyt Akman: Borsa İstanbul’un Katar’a satışı ve erken seçim tartışmaları

 

FÖŞ yazdı: Naci Abi, batık kredileri şimdi mi konuşalım, IMF gelince mi?

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: