Kapat

Dolar/TL 7.45-7.46 bandına yapıştı kaldı. CDS’ler de 500 baz puanın altın gerilemiyor. Uzun vadeli Euro-tahvillerde getiri %7’nin üstünde sıkıştı, Hazine’nin yurtdışı borçlanmasına engel teşkil ediyor.   Bir çok uzmana göre TCMB’nin parasal sıkılaşmaye erken mola alması alternatif piyasalarda heyecanı bitirdi. Türev varlıklardan piyasanın Eylül ayında TCMB’nin kısıtlı da olsa bir faiz artımına gitmesi beklentisi okunuyor.  Doğu Akdeniz ve ABD’de Biden’in seçilmesi gibi jeo-politik riskler  ufuktayken, TCMB’nin düşük faiz uygulaması vatandaşı dövizde, yabancıları ise Türkiye dışında tutuyor.

ABD piyasalarının tatil olduğu haftanın ilk gününde MSCI tüm ülkeler dünya hisse senedi endeksi %0.3, Almanya DAX endeksi ise %2 arttı. Dolar dün küresel olarak değer kazanırken, doların 10 küresel para birimine karşı değerini ölçen Bloomberg dolar endeksi %0.3 yükseldi. Sterlin, AB ve İngiltere’nin bir ticaret anlaşması üzerinde anlaşamayacağı beklentileriyle değer kaybederken Sterlin/dolar günü %0.9 düşerek 1.3170 civarında bitirdi.

Türkiye’de Merkez Bankası açık piyasa işlemleriyle bankalara sağladığı TL’nin ortalama maliyetini %10.15 civarında tutmaya devam ediyor. Banka dün düzenlediği 5 Ekim vadeli repo ihalesiyle bankalara %10.57 ortalama basit faizle 10 milyar TL kaynak sağladı. Ortalama fonlama maliyeti sınırlı bir artışla %10.14’ten %10.16’ya yükseldi. Merkez Bankası dün 3-ay vadeli 1 milyar dolar tutarında swap ihalesi açarken, 2.4 milyar dolar talep gelen ihalede oluşan TL faizini %10.01 olarak hesaplıyoruz. Diğer yandan, dün 1-hafta vadeli döviz swap ihalelerine bankalar talep göstermedi.

Türkiye’nin 5-yıllık CDS’i dün 515 baz puan civarında yatay bir seyir izlerken dolar/TL %0.2 yükselerek 7.45 civarında günü bitirdi. 11 Ağustos 2027 vadeli tahvil faizi 5 baz puan artışla %13.88’e yükselirken BİST 100 endeksi %1.0 artışla 1097 puana çıktı.

Reuters:  Daha sıkı para politikası

Reuters’e göre, Küresel piyasalarda dolarda güçlü bir görünüm olmamasına karşın dolar/TL güne tarihi zirve olan 7,4675’in hemen altında başlarken piyasalarda sıkılaştırma adımları izlenmeye, yeterliliğini sorgulanmaya devam ediliyor.

Geçen hafta enflasyon verileri ardından yüksek enflasyon ortamında TL getirisinin yeterliliği daha çok sorgulanmaya başlandı. Bu endişelerin döviz ve altın cinsi varlıklara yeni bir yönelim ve dolar/TL’de yeni bir baskı unsuru oluşturup oluşturmayacağı piyasalar tarafından ana endişe kaynağı olarak izleniyor. her ne kadar %10,15 etrafında sıkılaştırmayı durdursa da mevduat getirilerinin yüksek montanlı işlemlerde %13’lere kadar ulaşması şimdilik lokalllerin yeni bir döviz yönelimine gitmesinin önüne geçiyor.

TCMB’nin piyasaya sağladığı ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti Temmuz’da politika faizinin 90 baz puan altına yani %7,34’e kadar gerilemişti.

TCMB sıkılaştırma adımlarıyla fonlama maliyetini geçen hafta itibarıyla %10,16’ya kadar yükseltti. Ancak yükseliş geçen hafta itibarıyla son buldu. Fonlama maliyetindeki günde 1 baz puan ile oldukça sınırlı düşüşler oldu. Piyasa fonlamanın yeni karar olmaksızın %10 – 10,50 bandında kalması bekleniyor. Dün itibarıyla ortalama fonlama maliyeti de %10,16 seviyesinde.

Küresel piyasalarda dolar dünkü zayıf kazanımlarını muhafaza ederken, yatırımcılar Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Perşembe günkü para politikası kararının euroda satış baskısı yaratıp yaratmayacağına odaklandılar. Analistler bankanın para politikası duruşunda bir değişiklik öngörmezken, euronun dolar karşısındaki kuvveti hakkında endişe ortaya koyan merkez bankasının enflasyon tahminlerine ilişkin verebileceği mesajlara bakacaklar.

QNB Finansbank Araştırma: Faiz beklentileri

Hatırlanacağı gibi TCMB 20 Ağustos tarihinde yaptığı duyuru ile kredi büyüme hedefini tutturan bankalara ZK artışı yapmıştı. Duyuruda, bu artışın  piyasadan yaklaşık 17 milyar TL ve 8.5 milyar dolar karşılığı döviz ve altın cinsinden likiditenin çekileceğini söylemişti.

Bizim hesapladığımız TCMB’nin swap ve repo kanalından toplam fonlama tutarının 4 Eylül haftasında 21 milyar TL artarak 641 milyar TL’ye yükselmiş olması, TL tarafındaki sıkılaşmayı açıklamaktadır. Diğer taraftan, bizim analitik bilanço verilerinden yaptığımız hesaplamalarımıza göre geçen hafta brüt rezervdeki artış, swap hacmindeki düşüşün etkisi ile 2.9 milyar dolar ile sınırlı kalacak gibi gözükmektedir.

Kısa vadeli faizlerin önümüzdeki dönemde de artmaya devam etmesi beklenmektedir.

TLREF’e endeksli swap (OIS) piyasasındaki fiyatlamalardan, piyasanın faiz beklentileri hesaplanabilmektedir. Bunun için açıklanan vadelerdeki faizlerden önce günlük bir getiri eğrisi hesaplamaktayız. Bunun ardından da, Mart 2021’e kadar açıklanan PPK tarihlerinin ertesi günlerindeki 1 haftalık faiz oranı beklentilerini hesaplıyoruz.

Buna göre, 24 Eylül PPK toplantısı için faiz beklentisi %11.2 ile TCMB’nin şu anda kullanılmayan geç likidite faizi olan %11.25 seviyesindedir. Bu da TCMB’nin %9.75 seviyesinde ON fonlamayı sınırlandırarak, bankaları GLP faizini kullanmaya yönlendireceği beklentisini yansıttığını düşünüyoruz. Sene sonu için beklenti ise %14.3 ile GLP faizinin de üzerindedir ki bunun sağlanması için en azından TCMB faiz koridorunun üst tarafındaki ON fonlama ve GLP faizlerinin yükseltilmesi gerekecektir.

TCMB’de yetersiz sıkılaştırma sendromu

FÖŞ:  Trump mı, Biden mı? Dünya ve Türkiye’ye Etkileri

Tim Ash:  Yabancı yatırımcı TL ve MB’ye nasıl bakıyor?

Moody’s: Dünya ekonomik büyümeyle sağlık riskleri arasında denge kurmakta zorlanıyor

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: