Kapat

Kaynak: CNN Business

Uluslararası Para Fonu (IMF) yıllık raporuna göre, dünya ülkeleri ve merkez bankaları korona virüs darbesi ardından ekonominin “ayaklarının tekrar yere basması” için 19,5 trilyon dolar ayıracak. Ancak bu astronomik miktar bile bazı ülkelerin ekonomik krizden kurtulması yeterli olmayacağı gibi, kısa vadede daha fazla yardım paketi sağlanamayabilir.

Dünya, vergi kesintileri, işsizlik maaşları, Kobiler için verilen krediler ve rekor düşüklükteki faizler gibi eşi görülmemiş çabalara rağmen Büyük Burhan’dan sonraki en kötü resesyonu yaşıyor. Küresel çapta ekonomik faaliyetler ve istihdam, ABD ve Avrupa dahil olmak üzere pandemi öncesi seviyelerin altında seyrediyor. IMF Yönetici direktörü Kristalina Georgieva yaptığı açıklamada, “Dünya ülkeleri, belirsiz, orantısız ve çoğu alanda gerilemelerin yaşanacağı uzun süreli bir resesyon dönemiyle karşı karşıya” dedi.

IMF’nin pazartesi günü yayınladığı yıllık raporuna göre, korona virüsün yıkıcı etkilerini hafifletmek için dünya ülkeleri 12 trilyon dolar, Merkez Bankalarda 7,5 trilyon dolarlık bir bütçe ortaya koyacak. Geliştirilen aşılarında yardımlarıyla 2021 yılı için ufukta bir ekonomik toparlanma öngörülse bile, o zamana kadar ülkeler gereken yardımı büyük ölçüde alamayacak.

ABD’de pandemi yeniden rekor seviyelere yükselirken, Donald Trump’ın Joe Biden zaferini kabul etmemesinin ardından süregelen anlaşmazlık süreci, ülkenin ihtiyacı olan ekonomik yardım paketinin senatodan onaylanmasını etkileyecek gibi duruyor. Ülkede pandemi öncesine göre hala 10 milyon işsiz var ve çeşitli eyaletler giderek artan korona virüsünü durdurmak için yeniden sert önlemler almaya başlıyor.

Avrupa birliğinde ise durum pek farklı değil. Ocak başında yürüklüğe girmesi planlanan ve görüşmelerin aylardır sürdüğü 800 milyar Euro’luk korona virüs kurtarma paketi iç anlaşmazlıklar yüzünden askıya alınma ile karşı karşıya.  Polonya ve Macaristan hükûmetleri, AB bütçesinin ve kurtarma paketlerinin hukukun üstünlüğü koşuluna bağlanması nedeniyle kurtarma programını engellemeye çalışıyor. Bu durum, kurtarma paketine en çok ihtiyaç duyan İtalya, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerin yeterli yardımı alacağı konusunda güvensizlik oluşturuyor. Perşembe günü gerçekleşmesi beklenen toplantıda, AB liderlerinin konuyu masaya yatırmaları bekleniyor.

Capital Economics ekonomistlerinden Neal Shearing, kısa dönemde ekonomileri bekleyen en büyük riskin, finansal desteğin gerektiğinden önce sona ermesinin olduğunu belirtti. Shearing’e göre ekonomik büyümenin önündeki en büyük tehdit, uzun süredir yaşanan talep azlığı ve piyasalara olan finansal desteğin giderek hafiflemesi.

Ekonomistlere göre devlet desteklerinin gereğinden önce sona ermesi, yaşanacak iyileşme sürecinin gücünü önemli ölçüde azaltacak. Merkez bankaları bir yandan kurtarma paketleri için daha fazla bütçe ayırmaya hazırlanırken, bir yandan da hane halklarına doğrudan para yardımı sağlayacak kanallara sahip değil. Mevcut durumlar göz önüne alındığında, çoğu ülkenin ekonomik krizle nasıl basa çıkacağı merak konusu.

Çeviri: Cem Cetinguc

ABD, Çin ve AB, COVID-19 sonrası dünya ekonomisini şekillendirecek: Moody’s

UNCTAD, COVID-19 kriziyle beraber “kaybedilen on yıl” konusunda uyardı

FÖŞ anlattı: Salgından Mali Krize Giden Yoldayız

Hamish McRae: Bid-enekonomi ne anlama gelecek?

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: