Kapat

Bugün itibarıyla merkez bankasının ortalama fonlama maliyeti %10,16.  TÜFE enflasyonu ise %11,77.  Kısaca merkez bankası tarafından piyasalara sağlanan nakdin ortalama fonlama maliyeti zaten enflayonun altında kalmakla birlikte son günlerde daha yavaş bir hızda arttı.  Barclays Plc ekonomistleri şimdi bankanın “eğrinin gerisinde” olup olmadığını sorguluyorlar.

Politika yapıcılar, döviz kurlarındaki dalgalanmanın artmasına tepki olarak faiz oranlarında doğrudan bir artıştan kaçındılar.  Bunun yerine liranın zayıflığını sınırlamanın arka kapı yolunu aradılar. Merkez bankasının yaklaşımı, çeşitli oranlarda borç verenler için mevcut olan likidite miktarını değiştirerek, günlük bazda fonlama maliyetini etkili bir şekilde ayarlamak.

Ancak, Temmuz ortasında %7,34 gibi düşük bir seviyeden 2 Eylül’de % 10,16’ya yükseldikten sonra, merkez bankasının ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti, liranın değer kaybetmeye devam etmesine rağmen dengelendi. Ercan Ergüzel’in de aralarında bulunduğu Barclays ekonomistleri müşterilerine yolladıkları bir raporda, “Enflasyon görünümü bozulurken ve liradaki oynaklık artarken, parasal sıkılaştırmanın hızı yavaşladı” dedi.

Türk merkez bankasının ortalama finansman maliyeti bu ay daha yavaş artıyor

“Son dönemde artan TL dalgalanması nedeniyle önümüzdeki aylarda TÜFE üzerinde daha fazla yukarı yönlü baskı bekliyoruz” diyen Barclays ekonomistleri merkez bankasının politikalarının dolarizasyon ve kredi büyümesini dengelemeye yardımcı olduğu şeklindeki açıklamalarına da meydan okudu.

28 Ağustos itibarıyla yerel para cinsinden kredilerdeki “bazı yavaşlama işaretlerine” rağmen, toplam kredi büyümesi yabancı para birimlerindeki dalgalanmaya göre düzeltildiğinde dahi artmaya devam etti.

Barclays ekonomistlerine göre son haftalarda döviz mevduatlarında bir miktar istikrar sağlansa da henüz dolarizasyon eğiliminin tersine döndüğü sonucuna varmak için erken.

Dolaylı faiz artışına rağmen TL’nin değer kaybının sürmesi zaten %11 gibi çok yüksek bir seviyede olan çekirdek enflasyonu önümüzdeki aylarda bakalım hangi platoya taşıyacak.  TL’nin istikrar kazanması için reel faizlerin pozitif olması; enflasyon seviyesi %12’nin de anlamlı seviyede üzerinde olması gerek. Kısaca politika faizinin %8,25 yerine %16-17’lere kadar çekilmesi hem TL’ye değer kazandıracak, hem de enflasyondaki yükselişi tersine çevirebilecek.  Ancak bilindiği üzere Erdoğan hükümeti büyümeye politik nedenlerle öncelik vermekte.

Bloomberg

KAYNAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Kapat
%d blogcu bunu beğendi: